Bulgaristan’daki festival ve bayramlar, kültürel kimliği yaşatmasının yanı sıra dünyanın dört bir yanından gelen turistlere de benzersiz deneyim sunuyor.
Baba Marta (Marta Nine) Bayramı
Pagan kökenli olduğu tahmin edilen, 7. yüzyıla dayandığına inanılan ve 1 Mart’ta kutlanan Baba Marta (Marta Nine) Bayramı’nda Bulgarlar, birbirlerine kırmızı ve beyaz iplerle hazırlanan takı ve süslemeler armağan ediyor.
Marteniçka adı verilen kırmızı ve beyaz ipten yapılan süsler, kuzey yarımkürede ilkbahar ekinoksu olan 21 Mart’a veya ilk leylek görülene kadar takılıyor.
Mart sonuna doğru insanlar, takılarını çiçek açan meyve ağaçlarına asıyor.
Efsaneye göre ilk marteniçkanın, Bulgar Hanı Asparuh’un eşi Ahinora tarafından yapıldığına inanılıyor. Ahinora, eşini beklerken kırmızı ve beyaz ipten bir halka yaparak, bunu bir kırlangıcın bacağına bağlar. Amacı, eşi Asparuh’a sağlık ve sevgi mesajı göndermektir.
Kukerlandiya Festivali
Yambol’da kış mevsiminden çıkılıp ilkbahara girilen dönemde geleneksel olarak düzenlenen Kukerlandiya Festivali’nin, pagan geleneğine dayandığı düşünülüyor.
Festivalde korkutucu maskeler takan ve hayvan postlarıyla kaplanmış kıyafetler giyen göstericilerin, üzerlerindeki çanların gürültüsüyle hem doğayı uyandırdığına hem de kötü ruhları kovduğuna inanılıyor.
Kukeri olarak adlandırılan göstericiler, festival boyunca ilginç dans figürleri ve gösteriler ile Bulgarların gündelik hayatlarını anlatmayı amaçlıyor.
Gül Bayramı
Kazanlık şehri bölgesinde geleneksel olarak 1903’ten bu yana kutlanan Gül Bayramı, her yıl haziranın ilk haftasında düzenleniyor.
Festival boyunca “Gül Vadisi” olarak anılan Ovoshtnik ve Rozovo köylerinde, sabahın erken saatinde gül toplama törenleri yapılıyor.
Üç gün süren festivalin ilk günü Kazanlık şehrinin günü olarak kutlanıyor ve “Gül Güzeli” seçiliyor.
Koprivshtitsa Ulusal Halk Sanatları Şenliği
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Koprivshtitsa Şenliği, Bulgar halk kültürü ve geleneksel sanatları açısından en önemli etkinlik olarak kabul ediliyor.
Şenlik, Bulgaristan’ın farklı bölgelerinden gelen halk sanatçılarını bir araya getirerek Bulgar halk kültürünü ve folklorunu tanıtmayı amaçlıyor.
1965’ten bu yana her 5 yılda bir düzenlenen etkinlikte, ülkenin her bölgesine ait geleneksel müzik performansları ve dans gösterileri sergileniyor.
Rojen Ulusal Folklor Şenliği
Rodop dağlarının Rojen çayırlarında 1898’den bu yana düzenlenen Rojen Ulusal Folklor Şenliği, her yıl yüzlerce gaydacının katıldığı geçit töreniyle başlıyor.
Geleneksel müzik ve dansların sergilendiği 3 günlük şenlik, tüm katılımcıların el ele tutuşup horo (halk oyunu) oynamasıyla son buluyor.
“Bulgaristan’daki festivaller, köklü geçmişe sahip” vurgusu
Uluslararası Geleneksel Sanatlar Akademisi Üyesi ve Dünya Folklor Oscarı sahibi akademisyen Krum Georgiev, Bulgaristan’daki bayram, festival ve geleneklerin tarihçesini ve anlamlarını, Eski Zağra (Stara Zagora) meydanında düzenlediği Uluslararası Maskeli Oyunlar Festivali sonrası anlattı.
Georgiev, Bulgaristan’daki festivallerin köklü geçmişe sahip olduğunu ve geleneksel olarak panayır veya şenlik olarak adlandırıldıklarını dile getirdi.
Bulgaristan’daki en eski şenliğin Gramatikovo köyünde düzenlendiğini aktaran Georgiev, bu şenlikten sonra bu tür kutlama ve panayırların giderek yaygınlaştığını söyledi.
Georgiev, bir zamanlar en ünlü panayırın Uzundzhovo köyünde yapıldığını, en ünlü olmasının sebebinin de köyün İstanbul, Belgrad, Budapeşte ve Viyana’ya giden yolların kesiştiği noktada bulunmasından kaynaklandığını aktardı.
Yambol’daki Kukerlandiya Festivali’nin kurucularından olan Georgiev, ilk maskeli Kukeri festivalinin 1960’lı yıllarda Pernik şehrinde düzenlendiğini kaydetti.
Georgiev, Kukeri geleneğinin geçmişinin Roma İmparatorluğu öncesine kadar gittiğini, benzer maskeli festivallerin Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Macaristan, İtalya, İsviçre ve Fransa’da da yapıldığını anlattı.
Öte yandan, Bulgaristan’daki halk kültürünün bölgesel çeşitliliğini tam anlamıyla sergileyen festivalin Koprivshtitsa Şenliği olduğunu aktaran Georgiev, Rojen Şenliği’nin ise Rodop bölgesinin folklorunu yansıttığını dile getirdi.